hayat yolculuğuma dair SÖYLEMLER
-
yine de içimde buruk bir sevinç var.kirpiklerim taze yaşlanmış, göz pınarlarım yeniden canlanıyor.ne bir Ahmet Kaya’yım, ne de Keloğlan.aklımda bir türkünün tınısı.dilimde bin bir türlü şiirler.hangisine sorsan seni anlatmazlar.bir de benden dinle.çünkü ben yalnızlıkkalabalıklar ardındatebessümler içindebir iki şey karalarken duygularıma yenik düşmemek içinseni hatırlıyorum.nisanlar geçti,önümde yaz yok.
-
çok zaman konuşacak birilerini arıyor insan. ee naber? nasıl olacak bu işler diye düşünmekten kafamızın eti ağrırken birilerini arıyor insan. duygu; hem karmaşası olan bir his, hem de ilk okulda aşık olduğumu sandığım kızın adı. şeffaf bir eleştiri olacak; dilersen okumayı burada bırak. çünkü bazen aklıma geliyorsun. ufak bir hüzün sataşıyor aklıma. bilmem farkında mısın…
-
30F’ydi koltuğu. Pencere kenarı. Tuvaletin yanı sanmıştı. Uçakta giderim diye düşündü. Çişi vardı. Uçak da saatinden geç kalkmıştı. Üstelik 40 sıra vardı. Bolca yorgun. Hafif sersem. Biraz da enayi. Kafasını dayadığı plastikte çokça şey düşündü. Bazen İngilizce yazmak geliyordu içinden. Bazen gözlerini kapatmak. “There are some times in a man’s life that define his character,”…
-
samimiyetle üzüldük ve kaldı yetim çocuk. anne gidince moruk, ve de gelmeyince umut yarım kaldı çocuk bir de sevilmeyi unut. yüzüme bakma dolu gözlerle yağmur yağmaz bu mevsimde, soluk, buruk, kırık, dökük, içimdeki çocuk.
-
benim bütün mutluluğumun gölgesi sensizliğimin hüznüdür. beklemek kaç ömür? bende 1 tane kaldı.
-
doğum günüm 3 gün sonrayken 3 günlük dünya desem mesela yanlış olur mu? ama zaten çok önceden ölmüştüm ben. gözlerimde yas yok diye ya da güldürdüm diye sizi beni mutlu kabul etmeyiniz. sayın seyirciler ve seda sayan, yapmayın.. boğaziçi köprüsünden saldığım bedenim, içtiğim biraların alnımın çatındaki buğusu geçmeden daha ne kadar dolu ve bir o…