Nasıl olacak bu işler?

çok zaman konuşacak birilerini arıyor insan. ee naber? nasıl olacak bu işler diye düşünmekten kafamızın eti ağrırken birilerini arıyor insan. duygu; hem karmaşası olan bir his, hem de ilk okulda aşık olduğumu sandığım kızın adı. şeffaf bir eleştiri olacak; dilersen okumayı burada bırak. çünkü bazen aklıma geliyorsun. ufak bir hüzün sataşıyor aklıma. bilmem farkında mısın hiç? seni arıyorum aslında. seni ve diğerlerini de. aynı hikayenin içinde birden fazla kez kayboldum. yorgun, bitkin ve argın düştüm. dargın da oldum, dalgın da. yüzüm güldü de bazen, içim şişti de. kontrolü kaybettiğim bir çok an oldu. kaybettim sandığım ve kazandığım, kazandım sandığım ve kaybettiğim, kaybettim sanıp kaybettiğim de. yolcu değildim hiç bir zaman. ama yol da bitmedi. cahit sıtkı belki de yanıldı. artık 70 değil, 90-100. şanslıysan 50-60. bana sorarsan 2/3 oldu bile. nasıl olacak bu işler? korkuyorum. korkaklarda huydur çünkü. uzun uzadıya bir hayal. hafif gün batımında. dalga dalga; hem saçların, hem deniz. saçların gökle bir, gözlerin gözlerimde. bakmak; kendi tarihi içinde hiç bir eğitim kurumunda ve hiç bir öğretmen tarafından, herhangi bir lokasyon ve öğretim kurumunda bu denli anlatılamaz, ve bu denli dinlenemezdi. bir masadayız. esiyor. ve esmek de tarihin herhangi bir diliminde 5 duyu organımızdan burnumuzu bu denli harekete geçirmemişti. hayaller hepimizden daha güzel, inan. kapılmak cazibesi hayatın. nasıl olacak bu işler? aradığını ne zaman buluyor insan? çok etkilenmiştim; ölümün aniliğinden, hayatın hızından, tanışıklığımızdan. ah, o kadar bitiğim ki. üstüme çullanmış onca şeyden sonra usta bir oyuncuymuşumcasına, evet okuması zor, gülümserken, belki de kavuğu ben almalıydım rasim öztekinden. hadsizliğin lüzumu yok. dozum ve ayarım yine bozuk. önceden kendimle çok iyi anlaşırdım. albayım; artık kendimle de anlaşamıyorum. anlaşmak da kendi tarihinde… şaka şaka. dolanıyorum. çok güzel şiirler var. hepsi acı. çok acılar var, hepsi yalnız. nasıl olacak bu işler? göbek yaptık bir de. biraz yürüyüş iyi gelir. nah gelir. neyse hava serin en azından. ve toprak çok güzel kokuyor. ince bir tını kulağımda, güzel bir melodi. bir benim bir başıma. göğsüm bir sıkışık. uyan oğuz. intiharlar var metro duraklarında. albayım göreve. hirosimayla bir oyuna hazırlanmıştık. tiyatro da vardı ezelden bende. ne çok vazgeçiş var hayatta. sahi nasıl olacak bu işler? gidip biraz düşüneyim..